Ne oldu. IAB 18 Ağustos’ta yapay zekâ şeffaflık ve ifşa çerçevesinin ikinci sürümünü yayımladı. Arada kurallar değişmişti: AB Yapay Zekâ Yasası’nın 50. maddesi ve California’nın SB 942’si 2 Ağustos’ta yürürlüğe girdi, New York’un sentetik oyuncu yasası Haziran’da başladı. Çerçeve neyin etiketleneceğini ayırıyor. Komuttan üretilen görsel ve video, sentetik ses ve avatar, insan sanılabilecek sohbet asistanları etiket istiyor. Rutin post prodüksiyon ve açıkça fantastik görseller istemiyor. Çerçevenin dayandığı veri NYU Stern ve Emory araştırmacılarının saha deneyinden geliyor: reklamın yapay zekâyla üretildiğini söylemek tıklamayı yüzde 31,5 düşürüyor. Etiket yokken tamamen yapay zekâ üretimi reklamlar, insan uzmanların reklamlarını yüzde 19’a varan farkla geçiyor. IAB’nin anketinde reklam yöneticilerinin yüzde 83’ü kreatif süreçte yapay zekâ kullanıyor.
Büyük resim. Sessiz kaldığında kazandıran şey, konuştuğunda kaybettiriyor. Bu makas artık bir vicdan meselesi değil, bir bütçe kalemi. Düzenleyicinin zorlamadığı her yerde susmanın hazır bir gerekçesi var ve etiketin nerede biteceğine, etiketin maliyetini bilen taraf karar veriyor. Meta ve Google’ın kendi “yapay zekâ ile yapıldı” etiketlerini nasıl gösterdiği de bu yüzden bir tasarım kararı değil, gelir kararı.
Yönetici için: Yapay zekâ kullanımınızı AB ve California kurallarına göre şimdi haritalayın. Etiketi zorunlu olduğu yerde koyun, test ederek koyun ve etkisini ölçün.